Kömür bu kapağın altında!

30 Kasım 2011 Çarşamba

Efes Pilsen; sevenlerini üzme! Kömürün karası bu kapağın altında olmasın

Fotoğraf Atölyesi

29 Kasım 2011 Salı


Uzun zamandır aklımın bir köşesinde olan fotoğraf atölyesi kurma düşüncesini artık eyleme dökme zamanı geldi.Odamın bir kısmını fotoğraf için dizayn ederim diye düşündüm .Odam sığınak gibi dolu olduğu için  işin içinden çıkamamıştım.Fikirlerimi daha sonraya ertelemiştim ki 1+1 dairedeki kiracımız evden taşınma kararı aldı.Zaten 3 sene  kimse tutmamıştı evi küçük ve kör cephe  olduğu için tercih edilmiyordu.Artık yapmam gereken tek şey annemi  ikna etmekti.Kısa bir  konuşma sonucunda Valide Sultan'ı ikna ettim.Arkadaşım ile birlikte atölyemizi oluşturmak için bir araya geldik.Temizlikler  yapıldı.Ekipman listeleri çıkarıldı.Derken her öğrenci gibi bizimde paramız az olması bizi zorladı.Abi şunu alalım bunu alalım derken işin içinden çıkamadık.Hepsini birden alamayacağımızı anlayınca bir perde ,  bir ışık alalım dedik.Geri kalanların bir kısmını  kendimiz yapalım dedik.Dört adet  reflektör , iki adet  40cm-60cm softbox yapmayı planlıyoruz.Her ay 150-175 lira atölye  için para ayırmayı düşünüyoruz.Ortalama 3-4 ay gibi bir sürede eksiklerimizin büyük bir bölümünü karşılamış olacağız.Umarım her şey yolunda gider.Yaza kadar kadar atölyemizde çok şey öğreneceğimize inanıyorum.Belki para bile kazanabiliriz. :) Fotoğraf ekipmanları çok pahalı ve öğrenci olarak almak çok zor.Harçlıklarımızdan kesip  bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.Başaracağız !

Üniversite Harçları

23 Eylül 2011 Cuma

Üniversite  kayıt yenileme  için  birçok  öğrenci gibi bende sistem yenilenmesinin gereksiz stresini yaşadım.Kayıt yenilemem tarihinden 2  hafta sonra da olsa kayıt yenileyebilmek  beni mutlu etmişti fakaaat  harç bilgilerine göz attığımda şoke oldum.Yeni ve anlamasız bir  uygulama  ile  harçlara zam gelmiş , alttan alınan ders başına ekstra para ödenmesi gibi saçma bir  uygulama başlatmışlar.385  lira  olan harç  alttan derslerinde  katkısı  ile  481.25 TL olmuş.Bu kadar  çok paranın  ne  için  alındığını  anlayamıyorum.Buna  ek olarak  neredeyse  100 lira daha  fazla  paranın  alınması  ise  tamamen anlamasız.


Zaten  zar zor bir araya getirdiğimiz bu parayı  bu kadar anlamasız bir şekilde yükseltmelerinde  ki amacı anlamadım ve anlamayacağım.Gençlerin üniversite okumasını mı istemiyorlar? Yada  dar gelirli ailelerinin çocuklarının  okumamasını mı ?Ben bir şekilde çalışıp paramı biriktirdim ve gereksiz olan parayı yatırdım.Peki  ya şehir dışında okuyan fakir  aile çocukları ne yapacaklar?

Zaten bunları sorgulamak bu  ülkede boşuna! Neyi ne zaman  doğru ve düzgün yaptılar ki ?

En iyisi  bir an önce  Kpss ve  Polislik sınavlarına  hazırlanıp  ilerde  iş bulmamızı garantilemek sanırım.Okumaya  kalksan bir sürü  zorluk  ve  o zorlukların sonucunda  yıllarca  iş bulma  olduğun yerde tutunma çabasına  ne gerek var.Biz en iyisi bize her fırsatta dayayan devlete sırtımızı dayayalım belki o zaman rahat ederiz.

Bu şarkıyı seviyorum :)

12 Eylül 2011 Pazartesi


durma dans et :)

İnternet ve Ben

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Twitter , facebook, fromspring ,wordpress ,blogger, çeşitli fotoğraf , spor , haber sitelerin de üyelikler ile sürekli kendimi internete  bir yandan da bilgisayara bağlıyorum.Bu durum  kilo almama  neden  oldu (76+6=82kg). Hava çok sıcak  dışarı çıkmaya gezmeye bile  üşenir  oldum.  Kız arkadaşım ile buluşmadığımız , fotoğraf çekmeye   ve Bucaspor  maçlarını izlemeye gitmediğim sürece  bilgisayar başındayım .Bunalıma mı girdim  ?  Ne oluyor?

Herşeyden sıkılır hale  geldim.Okulun açılmasını  ve  Liglerin başlamasını  iple  çekiyorum. Üniversitemi özledim.Stad stad gezmeyi özledim :)  Az kaldı ama  sabrım kalmadı.Spor  için  bir sürü malzeme  almam gerek  , eskiler  hafif  geliyor.Ayrıca  yarışma için  fotoğraflar  çekmem gerekiyor.Yaklaşık bir  hafta sokaklarda fotoğraf peşinde koşmalıyım.

Bu yaşlarda  olağan bir şey sanırım yaşananlar.

Bülent Ortaçgil & Teoman Sensiz oLmaz

27 Ağustos 2011 Cumartesi


Olmaz olamaz...Sensiz asla olmaz!..

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara göründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü

26 Ağustos 2011 Cuma

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara göründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü: “Seninki kaç santim?” kampanyasına 600 bin kişinin verdiği destekle lagos ve orfozu kurtardık. Sıra diğer türleri kurtarmakta! Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl.

Harekete Geç

19 Ağustos 2011 Cuma

                        Uyan  ve dans etmeye başla .Güzel bir güne dans ederek  başla :)



Servis Kazığı

18 Ağustos 2011 Perşembe

Diz üstü bilgisayarımın ekranı çatladığı için teknik servisine götürdüm.Arıza tespit için 109 lira ve bilgisayar  onarım için 540 lira para istediler.Toplam olarak 649 liraya yapılacağını söyleyince bir  anda şok oldum.bilgisayarın kendisi  1000 lira etmezken  Lcd  değişimi  nasıl oluyor da bu kadar pahalı oluyordu anlam veremedim.Kısacası  yetkili servis azlığının nedenini dolaylı yollarla  anlatmış oluyorlar.Cihazınız bozulduğunda garantisi yok ise yada  garanti kapsamı dışındaysa  ödeyeceğiniz miktar cihazın  fiyatının  % 60-70 ini kapsayacak kadar  çok oluyor.Bize anlatılmak istenen şeyde bir parça  için ya çok paralar ödeyeceksiniz yada yeni bir cihaz alacaksınız.Biz de ne yapıyoruz?  Semtimize en yakın  olan tanıdığımız  bilgisayar tamiri yapan  dükkana girip  bu durumdan çok küçük rakamlarla  kurtulabileceğimizi öğrenip  oh çekiyoruz.




Bu gün karşılaştığım şey tamamen saçmalıktı desem yeridir sanırım.Stajımı Arçelik&Beko yetkili servisinde yaptığım için bu  işlemlerin  çok daha ucuza yapıldığını bilmekteyim fakat bir arıza tespiti için 109 lira alınması gerçekten saçmalık.

Siz siz olun  dizüstü bilgisayarınızı dizinizin dibinden ayırmayın.Düşer müşer sonra  hassastır o incinir  onun canı sizin cebiniz yanar.Bilgisayar yüzünden  fotoğraf makinem için alacağım 50mm 1.8 f  canon lense bir kaç ay daha uzak kalacağım. :(  Model  çekimlerim yattı :(

Bu arada  para iyice suyunu çekti ve ben artık iş bulmalıyım. Okullar açılana kadar  bilgisayar ve  objektif paramı çıkarmalıyım.Denildiği gibi hazıra dağ dayanmıyor.Para bitti ve benim gözüm  içinde azıcık para olan kumbaramda , onu kırmamam için  korkulu gözlerle bana bakıyor.


Ne Mutlu Türk'üm Diyene!..


Eğlenmek İstiyoruz

16 Ağustos 2011 Salı

Şöyle bir festival yapılsa  ne olur :) Yetkililere sesleniyorum benzerini bizde  istiyoruz.  İzmir  Atatürk Stadında  yapın , ufak tefek  festivaller  , üniversitenin bahar şenlikleri yetmiyor...

Dejavu

12 Ağustos 2011 Cuma

‎10 sene önceki bir anıyı dün gibi hatırlamak , gördüğün yüzü duyduğun ismi gittiğin yeri unutmamak , her yürüdüğün yolda , yaptığın her şeyde '' daha önce o anı yaşamış gibi hissetmek '' normal mi ? ama Dejavu denen şeyin sürekli olarak tekrar etmesi normal mi?

Kafam fena halde karıştı!.. Nasıl bir kafadır bu her ince ayrıntıyı hatırlar her anı tekrar tekrar yaşar. :S

Gelecek Kaygısı

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Bunaltıcı  sıcaklarla  gecenin bir yarısında  uğraşırken birden  günler öncesinde ' Bu olmalı , Yapmalıyım' dediğim şeyler aklıma geldi.Açıkçası aklımda  o  kadar  çok şey var  ki yapmak yaşamak istediğim hangisine başlayacağımı  bilemiyorum.Karşımda bir yığın  yön  oku var  hangi yöne gideceğime  karar vermekte  zorlanıyorum.Maymun  iştahlı biri değilim ama  bir  çok  şey yarıda bıraktım.Şimdi de aynı  şeyi yapmaktan  korkuyorum.Korkuyorum ama  beklemekten hayatıma artık bir yön verememekten daha da  çok korkuyorum .Üniversite de bir hocamızın bize ilk gün söyledikleri '' Hayat bir deniz  siz  ise bir yelkenlisiniz  üzerinize gelen  doğru rüzgarı seçmelisiniz.Kararsız kalıp her  rüzgara yelken  açarsanız  hiç bir yere gidemezsiniz.'' beni çok etkiledi ama ben hala  rüzgarımı  bulamadım.Arkama güçlü bir rüzgar alıp yol almam gerektiği bir  zamandayım.Hayatıma yön vermeliyim.Biraz  ondan biraz  şundan ile  olacak iş değil.
Elime geçen fırsatları  artık değerlendirmeliyim. Zamanında  güçlü bir  rüzgara kapılıp ilerilere gitmezsem eğer üzerimden geçen rüzgarların ardından bakıp gecenin bir yarısında denizin ortasında kalacağım.

Kafam çok karışık yapmak istediğim çok fazla şey varken  üzerime yükelenen  onlarca sorumlulukla baş etmeye çalışırken  nasıl karar vereceğim? 

Ya ben bu durumu  abartıyorum  kendi üzerimde baskı yaratıyorum yada  etrafımdakiler benden  olması gerektiğinden daha farklı şeyler bekliyor .

Herşey var  hiç birşey yok!

KUTUP YILDIZI yolumu göster bana!..

Gece gece saçmaladım sanırım .En  iyisi  yatıp  uyumak.

Yelkenli

2 Ağustos 2011 Salı

Hayal , hedef ,istek artık ne denir bilmiyorum.Çocukluğumdan beri tatile gittiğimiz her yerde  açıkta  gördüğüm gözlerimi ayırmadan baktığım  yelkenli yatlara aşık olmuş durumdayım.Çok pahalı olduğu  için bir yelkenli sahibi olmam uzun zaman alacak gibi ama beklemeye değer.Bir yere bağlı  kalmadan  istediğin her yerde  tatil yapmak ve kimselerin  gidemeyeceği cennet gibi koylara  gitmek , gün batımında  sevdiklerinle  içkini  yudumlayıp özgürlüğün tadını çıkarmak için yıllarca bekleyeceğim  .Zor  olsa da  beklemek  hayaller bir gün  gerçekleşecek :)

Ona sahip olan dek uğraşacağım....Bu da  çocukluk aşkım ..

Dövme ile Reklamlar

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Hayatın  her alanının endüstiryelleştiği şu günler de dünya üzerinde bir  çok fubol klübü bile forma reklamı verecek firma bulamazken.Kiloları sayesinde kendi sektöründe  devleşmiş  fast food firmalalarının  simgelerini dövme olarak  alabilen  adamı ayakta alkışlamak gerekiyor.

Su Hayattır

22 Temmuz 2011 Cuma


2011 yılı yaz aylarında da  geçtiğimiz yıllarda    olduğu gibi ''Bir Kap Su'' kampanyası  yaz   aylarında  sokak hayvanlarının susuz kalmalarını önlemek için '' Sokaktakiler için de Bir Kap Su’  slogan, afiş ve etiketleri  ile "BELEDİYE BAKIMEVİ" denen esir kamplarında tel kafesler arkasında hapis, ya da "BETON, ASFALT ve DEMİRE" teslim olmuş şehirlerde, "BİR YUDUM SU" bulamadıkları  icin, sıcaktan bir yudum suya muhtaç olan hayvanlar için Türkiye genelinde kampanyaya devam ediyor.

 Su Kampanyası görellerimizi sitemiz üzerinde ''Görsel İndir'' bölümden ücretsiz olarak indirip çoğaltabilirsiniz.

Gül yaprağı gibi yaşamak

20 Temmuz 2011 Çarşamba

    Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

    Bir gün  tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve  bekledi.Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu,  o yüzden kapıda herhangi bir  tokmak,  çan veya zil yoktu.

   Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada  kalmak istiyordu.

   Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir  arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti.

   Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde  yüzüyordu ve su taşmamıştı.

  İçerdeki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Marangoz

 Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti.İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi  ile birlikte özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti.Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti.Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü.Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti.Marangoz kabul etti ve  iş girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı.Batan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı.Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek  ne talihsizlikti!..İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi.Dış kapının anahtarını marangoza uzattı.''Bu ev senin'' dedi, ''sana benden hediye''.Marangoz şoka girdi.Ne kadar  utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız ise elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde  yaşayacağımızı anlarız.Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz sizsiniz. Her gün bir  çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. '' Hayat bir kendin yap tasarımıdır''


    demiştir biri.Bugün yaptığınız davranış ve seçimler,  yarın yaşayacağınız evi kurar.Öyle ise onu akıllıca kullanın.

Hayat akarken...

Şerefle bitirimesi gereken en ağır  görev ''Hayattır''
Bu nedenle;
Bir lokma ekmek için şerefini ayaklar altına almaya,
Bir anlık zevk için
Namusunu lekelemeye,
Bir zamanlık mevki için 
Ayak öpmeye,
Günlük menfaatlerin için
Faziletini  karartmaya değmez...

Kumbara

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Elime geçen parayı  bozuldukça harcıyorum .Ay sonuna  paradan eser kalmıyor.Fotoğraf makineme  yeni bir objektif almak   için  bir  kumbara  aldım elime geçen bozuk paraları sürekli ona atıyorum.Çok  olmasa da  param birikmeye başladı.Hedef 3  ay  içinde  300 lira , o yüzden  çok çalışmalıyım :)

Kaçıyorum

12 Temmuz 2011 Salı

Sıcaklardan , bunaltıcı  şehir hayatından  , beton yığınından kaçıyorum. Üç gün  Çeşme'de  deşarj olucağım.Belkide  tam tersi olucak.Güzel  üç gün geçirmek umuduyla  yarın sabah Çeşme yollarındayım.Sonra görüşürüz  İzmir ...