Marangoz

20 Temmuz 2011 Çarşamba

 Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti.İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi  ile birlikte özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti.Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti.Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü.Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti.Marangoz kabul etti ve  iş girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı.Batan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı.Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek  ne talihsizlikti!..İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi.Dış kapının anahtarını marangoza uzattı.''Bu ev senin'' dedi, ''sana benden hediye''.Marangoz şoka girdi.Ne kadar  utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız ise elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde  yaşayacağımızı anlarız.Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz sizsiniz. Her gün bir  çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. '' Hayat bir kendin yap tasarımıdır''


    demiştir biri.Bugün yaptığınız davranış ve seçimler,  yarın yaşayacağınız evi kurar.Öyle ise onu akıllıca kullanın.

0 yorum:

Yorum Gönder